VAAT EDİLEN TEŞVİK VE DESTEKLERİN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE

Benim 1990'lardan beri takip ettiğim, uzmanlık alanım olan devlet destek ve teşvikleri artarak ve çeşitlenerek devam ediyor. Mevcut hükümet, seçim öncesi 14 maddelik bir paket açıkladı ve desteklerin artarak devam edeceğinin müjdesini verdi. Her biri üzerinde hassasiyetle düşünülmüş, planlamış, programlanmış, zaman, enerji ve düşünce ürünü bu düzenlemeleri için yetkilileri tebrik ediyor,

VAAT EDİLEN TEŞVİK VE DESTEKLERİN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE

Prof. Dr. Orhan KÜÇÜK*

Benim 1990’lardan beri takip ettiğim, uzmanlık alanım olan devlet destek ve teşvikleri artarak ve çeşitlenerek devam ediyor. Mevcut hükümet, seçim öncesi 14 maddelik bir paket açıkladı ve desteklerin artarak devam edeceğinin müjdesini verdi. Her biri üzerinde hassasiyetle düşünülmüş, planlamış, programlanmış, zaman, enerji ve düşünce ürünü bu düzenlemeleri için yetkilileri tebrik ediyor, emeğinize ve yüreğinize sağlık diyorum. Bu aynı zamanda bir duruştur, vizyondur. Bireylere, işletmelere bakışın bir göstergesidir. 

Burada bir hususu belirtmek istiyorum.

Atılacak her adımı, bir kurum yerine getirecek ve bu kurumun yönetimi bu faaliyetleri organize edecek. Bu adımları atması planlanan kurumların bir kısmı ile ben iş yaptım. Proje ürettim, takip ettim, destek müracaatı yaptım, destek aldım/alamadım, teşvik belgesi düzenledim, evrak teslim ettim, sözleşme imzaladım, toplantıya katıldım, çalıştay düzenledim, seminere katıldım, konferans, eğitim verdim/aldım …

Bir şey gördüm:

BU KURUMLARIN BİR AN ÖNCE ANADOLU İNSANININ ELİNE GEÇMESİ LAZIM!

Eğer bu olmazsa, oluşturulan fonlar, dağıtılması planlanan kaynaklar çarçur edilir, hedefine varmaz, bu yüzden tam olarak amaca ulaşılamaz ve tüm emekler boşa gidebilir. Nasıl mı? Şöyle ki;

* Selam veremediğiniz yöneticilerle olmuyor.

* Projenizi inceletemediğiniz görevlilerle olmuyor.

* Mailinize cevap alamadığınız yetkililerle olmuyor.

* Hemen, “çizerim”, “projeniz reddedilir” diyen komisyonlarla olmuyor.

* Demir kapıların arkasından sizinle pencere açarak konuşanlarla olmuyor.

* Destek alacak kişilerden çok, aracı kuruluşları düşünenlerle olmuyor.

* Kendi insanına mütekebbir davranıp Avrupalı paydaş temsilcilerinin önünde yerlere serilen, kişiliği gelişmemiş, kompleksli, özgüveni olmayan, insaniyet noksanı zevatla olmuyor.

* Destek bütçesinin yarıdan fazlasını ofis bütçesi diye harcayanlarla olmuyor.

* En az üç tane mini etekli asistanla çalışan, sözümona koordinatörlerle olmuyor.

Vallahi mesulüz, billahi mesulüz. Yanlış atılan, atılacakken atılamayan her adımdan mesulüz. Çarçur edilen her kaynaktan, bunları ilgililere haber vermemekten, yöneticilerimizi ikaz etmemekten ötürü mesulüz.

Gördüğümüz hataları düzeltmemekten, düzeltilmesi için çaba harcamamaktan ötürü mesulüz. “İnşallah düzelsin” duamız, belki bizim mesuliyetimizi azaltabilir fakat kaynaklarımızı kurtarmaya yetmez.

Evet, Anadolu insanının, kılcal damarlar gibi yurdun dört bir tarafına dağılması, ülkenin her kademesinde görev alması, sorumluluk üstlenmesi lazım…

Selam ve dua ile

 

* kucuktr@hotmail.com, https://www.facebook.com/orhan.kucuk.9231, https://twitter.com/orhankucuk4