İŞLETME VE YATIRIM SERMAYESİNE İHTİYACIMIZ VAR?

İŞLETME VE YATIRIM SERMAYESİNE İHTİYACIMIZ VAR?

İş dünyasını temsilen hızla yükselen ticari kredi faizlerinin işletmelere etkisine ilişkisini sizlerle paylaşmak istiyorum. Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat gücümüzün sürdürülebilirliği için bankaların kredi maliyetlerini düşürüp, finansmana erişim kanallarının açılması gerektiğini ve ayrıca KGF nin de devreye alınması ve Eximbank’ın doğrudan teminat mektupsuz ihracat desteğine geçmesi gerektiği kanaatindeyim

26 Ocak 2022 - 13:06 - Güncelleme: 26 Ocak 2022 - 14:46

İŞLETME VE YATIRIM SERMAYESİNE İHTİYACIMIZ VAR?

İş dünyasını temsilen hızla yükselen ticari kredi faizlerinin işletmelere etkisine ilişkisini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Üretim, yatırım, istihdam ve ihracat gücümüzün sürdürülebilirliği için bankaların kredi maliyetlerini düşürüp, finansmana erişim kanallarının açılması gerektiğini ve ayrıca KGF nin de devreye alınması ve Eximbank’ın doğrudan teminat mektupsuz ihracat desteğine geçmesi gerektiği kanaatindeyim

Bir üretim ekonomisinde yaşıyoruz. Türk ekonomisinin kalbi olan sanayi sektöründe; katma değer, verimlilik, ihracat, ham madde, yatırım, kredi ve çalışan emeği gibi süreçler belirli maliyetler ile bir araya gelerek pazara üretim gerçekleştiriyor.

Bu karmaşık sürecin sağlıklı işleyişi ve katma değer yaratması için öngörülebilirliğin sağlanması önem kazanıyor.

 Ülkemizde büyümenin sürdürülebilirliği ve kalitesi için yüksek enflasyon-faiz-kur sarmalından bir an önce kurtulup, öngörülebilirliği sağlayarak, yatırım, üretim, istihdam ve katma değerli ihracata odaklanmamız gerekiyor.

Ancak içinde bulunduğumuz bu sarmal, pandeminin yol açtığı global kriz ve yapısal sorunlarımızın da etkisiyle iç piyasadaki alışverişi ve dış ticareti durma noktasına getirdi.

Firmaların işletme sermayesi ihtiyacında son bir yılda dört kata yakın artış görülen sektörler oldu. Politika faizine kıyasla bankaların ticari işletmelere uyguladığı kredi faizleri iki kat artış gösterdi.

Sanayicilerimizin ve reel sektörün yatırım iştahının devam etmesi, ekonomimizin bel kemiğini oluşturan 3,2 milyonu aşkın KOBİ’mizin ayakta kalması için gerek devlet gerekse de finansa sektörü tarafında finansmana erişim kanallarının bir an önce açılması gerekiyor.

Bu arada sizlerle asıl paylaşmak istediğim konu ise

Finansmana erişim kanallarının açılması ile destek mekanizmalarının oluşturulmasına yönelik önerilerim olacak

1-         Bankalar kredi faizlerini düşürmeli, katı kurallardan vazgeçmeli

Özellikle kurdaki oynaklık nedeniyle banka ve piyasa oyuncularının izlediği ‘bekle-gör’ politikası, iş dünyasını yani bizleri zor durumda bırakmaktadır.

Ticari kredi faizlerinde son yılların en sert artışları yaşanmış, özel bankaların faiz oranları yüzde 35’leri bulmuştur.

Kamu bankalarındaki oranlar yüzde 15-17 arasında seyretse de onlar da kredi verme konusunda limitli ve iştahsız davranmaktadır.

Diğer taraftan tüm bankalar kredi kullanımında katı kurallar uygulamaktadır. Bazı bankalar, yalnızca kendi bankalarında hesabı olan tedarikçilere ödeme yapılması koşulunu öne sürmekte, bankadan bankaya transfere veya başka bankadaki kredinin kapatılmasına izin vermemektedir.

Bu koşullarda bankaların tek taraflı oran artışına maruz kalan işletmeler yani bizler herhangi bir pazarlık şansına da sahip olmadığımız için finansmana erişememekteyiz

Firmalarımızın kapanmaması, istihdam ve iş gücü piyasasının daha fazla bozulmaması için firmalarımızın işletme sermayesi, bankacılık sistemi tarafından desteklenmelidir.

Bu süreçte bankalar firmalara ayırdıkları kredi limitlerini artırırken, talep edilen kredi faizlerini de indirmeleri gerekmektedir.

2-         KGF destekli mekanizmalar devreye alınmalıdır

Özellikle yatırım ve ihracat odaklı şirketlerde KGF’nin yeniden, daha ucuz maliyetli kredi kanalını açmasına yönelik çok büyük bir beklenti içerisindeyiz.

Bu kapsamda, 2021 yılı Ağustos ayında açıklanan KGF destekli mekanizmaların bir an önce hayata geçirilmesini önemsiyoruz.

-           Talep edilen miktarın yüzde 30’unun işletme sermayesi olarak, nakit hesaba aktarılmasını,

-           Kalan yüzde 70’lik kısmın bankaların kredilendirme şeklindeki gibi fatura karşılığı alışveriş yapılan firmaya bankanın ödemesi olarak gerçekleşmesini,

-           Tıpkı kredi kartı gibi yüzde 70’lik kısmın KGF Kartı şeklinde olmasını, firmanın mal aldığı yere kartla ödeme yapmasının sağlanmasını öneriyorum.  

Bu mekanizmayı hayatı geçirdiğimiz takdirde gerçekten ihtiyaç duyan, bu krediyi doğru bir şekilde değerlendirecek olan firmaların krediye ulaşması sağlanabilir.

3-         Eximbank’ın doğrudan teminat mektupsuz ihracat desteğine geçmelidir

İhracatın geliştirilmesi, uluslararası piyasalarda rekabet gücünün artırılması hedefiyle faaliyet gösteren Eximbank’ın verdiği kredilerin bankalardan teminat mektubu alınarak ve ancak firmaların ticari banka limitlerinden harcanmak suretiyle erişilebilmesinin yanı sıra banka kredileri ile yarışacak düzeye gelmesi de ihracatçı firmalarımızı zor durumda bırakmaktadır. İhracatı desteklemek için Eximbank kredilerinin uygun koşullarda verilmesi sağlanmalıdır. Eximbank’ın doğrudan teminat mektupsuz ihracat desteğine geçmesi de yararlı olacaktır.

Ekonomi yönetiminin kısa vadeli önlemler yerine yapısal sorunları çözecek politikalar geliştirmesi ve finans sektörünün üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi durumunda, 2022 yılında işletme sermayesi ihtiyacı giderilirken, reel sektörün finansmana erişim kanallarının açılması da sağlanabilir.

Aksi durumun üretim, yatırım ve istihdamı durma noktasına götürecek bir sürece yol açabileceğine dair ciddi endişelerim olacaktır.

 

 

Bu haber 467 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
TÜSİAD ERZURUM'DA GENÇLERLE BULUŞTU !
TÜSİAD ERZURUM'DA GENÇLERLE BULUŞTU !
TÜSİAD ERZURUM'DA GENÇLERLE BULUŞTU !
TÜSİAD ERZURUM'DA GENÇLERLE BULUŞTU !